İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ege Üniversitesinde 12 saatte iki hastaya organ nakli umudu

© 2025 İlkses Gazetesi

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 12 saat içinde gerçekleştirilen iki ayrı operasyonla, beyin ölümü gerçekleşen iki donörden alınan böbrek ve karaciğer, nakil bekleyen hastalara umut oldu

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, organ nakli alanındaki çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Hastanede yalnızca 12 saatlik süre içerisinde gerçekleştirilen iki farklı organ nakli operasyonu başarıyla tamamlandı. Trafik kazası sonrası beyin ölümü gerçekleşen bir donörden alınan böbrek, 2024 yılından bu yana diyaliz tedavisi gören O.A.’ya nakledilirken, serebrovasküler olay (SVO) nedeniyle beyin ölümü gerçekleşen başka bir donörden alınan karaciğer ise 2021 yılından bu yana son dönem karaciğer yetmezliği nedeniyle takip edilen 48 yaşındaki F.E.’ye nakledildi.

İlk operasyonda, trafik kazasının ardından beyin ölümü gerçekleşen donörün bağışlanan böbreği, Ege Üniversitesi böbrek nakli bekleme listesinde bulunan O.A.’ya nakledildi. 2024 yılından beri diyaliz tedavisi alan hastanın operasyonunun başarılı geçtiği ve genel sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Aynı 12 saatlik süreçte gerçekleştirilen ikinci operasyonda ise SVO sonrası beyin ölümü gerçekleşen donörün karaciğeri, nakil bekleyen F.E.’ye nakledildi. Başarılı geçen operasyonun ardından F.E.’nin de genel durumunun iyi olduğu ve sağlık ekiplerince yakından takip edildiği belirtildi.

Operasyonlara ilişkin bilgi veren Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Tufan Gümüş, organ naklinin son dönem organ yetmezliği yaşayan hastalar açısından hayati bir tedavi yöntemi olduğunu söyledi. Organ naklinin hastaların hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini belirten Gümüş, başarılı bir nakil sürecinin uygun organ bağışının yanı sıra zamanla yarışan titiz bir organizasyon gerektirdiğini ifade etti.

Kadavra donörlerden yapılan organ bağışlarının nakil bekleme listelerinde bulunan hastalar için büyük önem taşıdığını vurgulayan Gümüş, bir kişinin organlarını bağışlamasının tıbbi uygunluk bulunması halinde birden fazla hastaya yaşam şansı sağlayabileceğini kaydetti.

Kadavra donör ve beyin ölümü sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gümüş, organ naklinin yasal ve tıbbi kriterler doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti. Beyin ölümünün, beynin tüm işlevlerinin geri dönüşsüz şekilde kaybedilmesi anlamına geldiğini aktaran Gümüş, tanının yetkili hekimler tarafından kesin olarak konulmasının ardından organların korunması ve uygun alıcının belirlenmesi sürecinin başladığını söyledi.

Donörün tıbbi geçmişi, enfeksiyon durumu ve alıcıyla olan doku uyumu gibi çok sayıda kriterin değerlendirildiğini ifade eden Gümüş, uygunluk sağlandığında koordinasyon ekiplerinin devreye girerek organların nakil bekleyen hastalara ulaştırıldığını belirtti.

Organ nakli sürecinde donör ailelerinin aldığı bağış kararının büyük önem taşıdığını dile getiren Gümüş, yaşadıkları kaybın ardından organ bağışında bulunan ailelerin nakil bekleyen hastalar için yeni bir yaşam kapısı açtığını söyledi.

Ege Üniversitesinde 12 saat içerisinde gerçekleştirilen iki naklin organ bağışının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Gümüş, kadavra organ bağışlarının artırılmasının bekleme listesindeki hastaların hayata tutunabilmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Kaynak:
BÜLTEN

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir